Analist Hocaoğulları "Erdoğan - Özel Görüşmesindeki 3. koltuğu" yorumladı

Analist Hocaoğulları "Erdoğan - Özel Görüşmesindeki 3. koltuğu" yorumladı

Erdoğan ve Özel’in görüşmesinde 3. Koltuk üzerine “Koltuğu doldurmak” adına birçok yorum yapılıyor. Biz de yapalım.



Analist  Hocaoğulları "Erdoğan - Özel Görüşmesindeki 3. koltuğu" yorumladı

Özel’in “Görüşmenin içeriği hakkında konuşmama kararı var.” neden der? Çünkü 3. Koltukta devlet vardı. Bu kesin. Peki devlet varsa “Özel”de ne konuşulmştur?

1) Görüşmeden önce, devlet, görüşme sürecinde hangi ana başlıkların konuşulacağını iki taraf için de “sabit”lemiştir. İçerik hakkında konuşmama kararı da, içerikte “devlet meseleleri” olmasındandır. Yani 3. Koltuk esprisi sembolik olarak “3. El/Adres”i imgelemektedir. O da devlettir ve dekor değildir.

2) O koltuk olmasaydı, Erdoğan ile Özel oturma şekli “AK Parti CHP arasındaki eşitliği” bozardı. Unutmayalım ki görüşme AK Parti binasında oluyor. Ve unutmayalım ki CHP yerel seçim sonrası tüm belediye başkanlarına şu talimatı vermişti: “Belediye başkanı olarak odanızdaki Erdoğan fotoğraflarını indirin!... Sorarlarsa; “Erdoğan sadece Cumhurbaşknaı değil; aynı zamanda AK Parti Genel başkanıdır. Siyasidir. Biz de odamızda siyasi başkan fotosu koymayacağız. Bakın, Özgür Özelin de fotoğrafı yok!...”. Yani AK Partide görüşme demek “Cumhurbaşkanıyla değil; AK Parti genel başkanıyla görüşüyoruz!...” demektir. Eğer böyleyse, neden “içerik hakkkında konuşmama kararı var!” deniyor. Yani “Devlet sırrı” gibi aktarılıyor. İki siyasi parti başkanı konuşuyorsa neden koltuklar karşılıklı değil? Demek ki bu görüşmeyi bizzat isteyen ve organize eden devlettir. O nedenle bir taşla birden fazla kuş vurulmak durumdadır. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığını kabul etme; üçüncü koltukla CHP’yi AK Parti karşısında eşitleme.

3) İçerik tamamen devlet konuları ise, o zaman bu meseleler kamuoyu ile paylaşılmayacak bazı önemli sırları içeriyor. Örneğin “Savaş Ekonomisi”, “PKK’ya büyük operasyon”, “DEM” partisi, “Sivil Anayasa”, “Ekonomik program” ve “Başkanlık sistemi”, “Silivri cezaevi” meskunları, İmamoğlu’nun istinaf mahkemesinde bekleyen mahkumiyet kararı ve siyasi yasaklı olma konuları var demektir. Özel’in “toplantıda CHP olarak kamuoyu ile paylaştığımız he rşeyi söyledim!...” demesi; Erdoğan ile anlaşma gereğidir. Yani “Bu toplantıda bunları söylemeden çıkamam?” denmiştir. Erdoğan da “sorun yok, söylersiniz, sonra asıl meselelere geçeriz!...” demiştir.

4) Bu görüşmenin en büyük mesajlarından biri de şudur. Başkanlık sistemi sadece “Başkan sistemi” değildir. Toplumu, ABD örneğinde olduğu üzere “Cumhuriyetçiler-Demokratlar” gibi seçmeni iki ana parti altında toplamaktır. O zaman Türkiye’de de iki ana parti üzere siyasal oluşum yapılandırılmak zorundadır. Birinin CHP olduğu kesin. Çünkü Demokrat parti, DYP, ANAP iktidar oldu ve sonra yok oldu. AK Partinin de Erdoğan sonrası yok olması öngörülüyor. Oysa Başkanlık sisteminde iki parti şart! CHP karşısında ikinci parti adayı AK Parti. Dolayısıyla CHP’ye ikinci partinin AK Parti olacağı, Erdoğan sonrası da AK Partinin başkanlık sistemi açısından varlığını koruyacağı mesajı veriliyor. Erdoğan’ın ikinci görüşmeyi CHP’de yapalım demesinin bir anlamı var? Bu şu demek: Devlet, CHP ve AK Partiyi “merkez devlet”de uzlaştırıyor.

5) 3. Koltuk bir de şu inceliği taşıyor. Devlet kendi koltuğuna başka 3. bir partiyi de oturta bilir. Başkanlık sistemi sebebiyle iki parti kalsın için, katkıda bulunacak ve ikili parti sistemini boza bilme gücüne sahip 3. bir güç olarak sahada olan bir partidir bu. Aynı zamanda Devletin bu yaz başlatacağı büyük PKK operasyonuyla ilgili süreci de kapsayan bir zeminde.

6) Son olarak. Gün gelir o görüşme birden deşifre olabilir ve ortaya saçıla bilir içerik. Bu risk var. O zaman da devlet görüşmenin tamamen iki parti arasında olduğunu ve kendisiyle alakası olmadığını beyan eder. Dolayısıyla o 3. Koltuk bir denetleme mesajıdır.

Değilse… CHP’nin Erdoğan fikri ve ona karşı yıllardır yürüttüğü büyük kampanyalar nerede kaldı “içerik hakkında konuşmama kararımız” uzlaşısı ile nereye gelindi.

Demek ki CHP’yi “merkez devlet” ittifakına ikna eden ortada çok ciddi konular var ve önümüzdeki günlerde çok büyük gelişmeler olacak.

Zaten “merkez devlet” partisi ( ki 3. Koltukta oturuyordu.) CHP ve AK Partiyi uzlaştırmayı başaramazsa; Ülkenin seçmen/halk zemininde ülke merkezi, siyasi, ekonomik, güvenlik açısından çöktü çökecek!...

Bu görüşmeyi ve tarzı “Erdoğan’ın büyük tuzağı” olarak gören çok ciddi bir CHP içinde kitle var. Bu kitle bu süreci Özel’i devirmek/devre dışı bırakmak için kullanmak isteyecektir. Peki bunu çaktırmadan kim kışkırta bilir? Tabi ki İmamoğlu.

O zaman 3. Koltuk İmamoğlu için vekaleten konulmuştur. Biliyorsunuz kendisi çoktan Erdoğan sonrası Cumhurbaşkanı olarak zaten tayin edilmiştir; sadece usul yerine gelsin diye halk sembolik olarak seçime gidecektir!...
 

Etiketler:
Erdoğan, Özel, AKP, CHP, Yorum

DİĞER HABERLER

Unutursak Tekrarlanır
Unutursak Tekrarlanır
16 Temmuz 2024 Salı
Dücane Nereye Koşuyor?
Dücane Nereye Koşuyor?
20 Haziran 2024 Perşembe
"Sınıf Atlayan" Abilere Uyarılar!
"Sınıf Atlayan" Abilere Uyarılar!
19 Haziran 2024 Çarşamba
Türkiye
Türkiye'ye Zafer Yaşattılar!
19 Haziran 2024 Çarşamba
Kılıçdaroğlu
Kılıçdaroğlu'nu İhmal etmedi!
15 Haziran 2024 Cumartesi