TÜRK TARİH KURUMU MEHMET AKİF'E NASIL BAKIYOR?

TÜRK TARİH KURUMU MEHMET AKİF'E NASIL BAKIYOR?

Sebilürreşad Dergisi'nin Nisan sayısında yer alan bir yazı, Türk Tarih Kurumu'nun 90 yıllık tarihindeki bir açığı ifşa etti. Türk Tarihi ile ilgili yayın ve araştırmalar için kurulan bu idare, 90 yıllık tarihi boyunca bir çok konuda eser yayınladığı halde bakın kimi unutmuş?

TÜRK TARİH KURUMU MEHMET AKİF'E NASIL BAKIYOR?

Derginin genel yayın yönetmeni Fatih Bayhan'ın önce şahsi facebook hesabında paylaştığı daha sonra da Sebilürreşad Dergisi'nin Nisan sayısında yayınladığı yazı, Türk tarih Kurumu'nun İstiklal Şairine nasıl baktığını dortaya koydu. 90 yıllık kurum, Türk Tarihi hakkında bir çok tarihi eser yayınlayarak verdiği hizmetinde Mehmet Akif Ersoy'u es geçmiş. Ak Parti'nin iktidarda kaldığı son 24 yılda kuruma seçilen "milliyetçi muhafazakar" isimlerin döneminde dahi kurum, Mehmet Akif hakkında tek bir eser yayınlamamış. 

Bayhan, üzüntüyle paylaştığı yazısını şöyle kaleme almış; 

"
Türk Tarih Kurumu’nun Akif’e Bakışı Üzerine!

23. Ankara Kitap Fuarı vesilesiyle stantları dolaşıyor, yeni kitaplarla buluşmanın heyecanını yaşıyordum.
Türk Tarih Kurumu standına geldiğimde, dikkatimi çeken pek çok yeni eser oldu. Birini, ötekini derken ciddi bir liste yaptım ve kasaya yöneldim.
Tam o sırada görevliye sordum:
Yeni eserler oldukça fazla. Peki, Mehmet Akif Ersoy hakkında, özellikle Milli Mücadele’deki rolünü ele alan bir çalışmanız var mı?”
Görevli kısa bir duraksama yaşadı. Meğer o esnada editörler de oradaymış. Tanıştık. Yeni yayınlar için kendilerine teşekkür ettim. Gerçekten de Cemal Paşa, Talat Paşa, Kazım Karabekir gibi pek çok tarihî şahsiyet hakkında kapsamlı eserler vardı.
Tekrar sordum:
“Peki, Mehmet Akif hakkında kaç eseriniz var?
Editör düşündü, listelere baktı ve şu cevabı verdi:
“Maalesef… hiç yok.”
Bir adım daha ileri gittim:
Yakın zamanda yayımlanması planlananlar arasında var mı?
Cevap yine aynıydı:
“Maalesef yok.”
Son bir soru:
Kurumunuz kaç yıllık?
“90 yıllık, beyefendi.”
Ve ardından kaçınılmaz soru:
Bu 90 yıllık yayın tarihinde Mehmet Akif’e dair tek bir eser dahi yok mu?
Cevap yine olumsuzdu.
O an, elimdeki kitapları ödemek üzereydim; fakat doğrusu, bütün heyecanım sönmüştü.
Ortaya çıkan tablo şu:
Türk Tarih Kurumu, 90 yıllık yayın hayatında Mehmet Akif Ersoy gibi bir şahsiyeti adeta görmezden gelmiş.
Bu, sadece bir yayın politikası meselesi değildir.
Bu, aynı zamanda bir tarih tasavvuru problemidir.
İstiklâl Marşı’nı yazmış, Milli Mücadele’nin fikrî ve ahlâkî cephesinde ön safta yer almış bir isim; “milli şair” sıfatını sadece edebî değil, tarihî bir hakikat olarak taşıyan bir şahsiyet… Böylesi bir figürün, kurumsal tarih üretiminde yer bulamaması izahı zor bir boşluktur.
Eğer “milli tarih” inşa edilecekse, bu tarihin merkezinde Akif gibi isimlerin bulunması gerekir. Aksi hâlde ortaya çıkan şey, eksik bir anlatıdan öteye geçemez.
Bugün tartışılan “kültürel iktidar” meselesi, belki de tam burada düğümleniyor:
Kimi anlatıyoruz, kimi ihmal ediyoruz?
Ve daha önemlisi:
Kimi tarihe dahil ediyor, kimi sessizce dışarıda bırakıyoruz?
Buyurun, “Milli Tarih” tartışmasına buradan devam edelim."